İşçilerin iş kazalarına uğramalarını önlemek amacı ile güvenli çalışma ortamını oluşturmak için alınması gereken tedbirlere “İş Güvenliği” denir.
İş sağlığı ; Tüm mesleklerde çalışanların sağlıklarını sosyal, psikolojik ve fiziksel olarak en üst seviyede tutmak, çalışma şartlarını ve üretim araçlarını sağlığa uygun hale getirmek, çalışanları çalışma ortamlarının tüm zararlı etkilerinden koruyarak işin ve işçinin birbirine uyumunu sağlamak üzere kurulmuştur.
Yukarıda ki tanım tüm iş güvenliği ile ilgili dokümanlarda ; işyeri uzmanlığı veya hekimliği sınavları veya eğitimlerinde , ansiklopedilerde ve internet dünyasında araştırma yapıldığında karşımıza çıkabilecek en kısa ve açıklayıcı tanımdır. Fakat önemli olan bu konuyla alakalı kendimize sorduğumuzda bizim ne anladığımızdır. Ne yazık ki bu konu ülkemizde son 4-5 sene de gündeme gelmiş, gerekliliği birçok vatandaşımız hayatını kaybettikten sonra önemini kazanmıştır. Oysa ki insan hayatının merkezi güven ve sağlığa dayalıdır. Dünyaya yeni gelen bir bebek doğumundan itibaren anne ve babasının güveni ve onların kendisinin sağlığını korumak adına gösterdikleri çabayla hayatının devamını sürdürebilir. Gelişimini tamamlarken neyin ona zarar verip vermeyeceğini bilir ve ona göre hayatına yön verir. Fakat görüyoruz ki anne ve babadan güven almamış ve sağlığına dikkat edilmemiş insanlar ileri ki dönemlerinde hayatlarını düzene koyamayıp bu hayat içerisinde yok olup gitmektedirler. Aile çocuğuna zarar gelmesin diye dolaplara kilitler merdivenlere engeller koyar. Bebekliğinde aşılarını tam olarak yaptırmaya özen gösterir ki ilerde ağır ve bulaşıcı hastalıklara yakalanmasın. Yani her şey de olduğu gibi bu konunun kökeni de aile de başlar. Daha sonra okulda öğretmenleri vasıtasıyla gelişir ve bundan sonrası için bütün donanımları kazanmış olur. Bundan sonra neyin yararlı ve zararlı olacağına aklı, duyguları ve aldığı bilgilerle karar verebilir.
Buradan yola çıkarak belirli durumlardan dolayı eksikleri olan kişilerin bu eksikleri kapatacağı kurum okuldur. Konumuz iş güvenliği olduğu için bu eğitimin önce anne ve babaları bilinçlendirip daha sonra ilkokuldan itibaren çocuklara verilip hayat biçimi olarak uygulanmasını sağlamak gerekir. Böylelikle çevresinde insan hayatını doğayı hayvanları yani her nevi canlıyı etkileyebilecek olumsuz durumları engelleyecek ve tedbir almasını sağlar hale gelecektir. Bu durum sadece bulunduğu bölgeyi korumaktan ziyade tüm dünyayı korumuş olacaktır.




